Please ensure Javascript is enabled for purposes of website accessibility

Türkiye'nin Enerji Karnesi

31.10.2022
Türkiye

Türkiye'nin ve dünyadaki birçok ülkenin enerji karnesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin giderek arttığı biliniyor. Çevre kirliliğine neden olmayan ve sürdürülebilir olan enerji kaynaklarının tercih edilmesi ile iklim sorununu yavaşlatmak, mücadele edilebilmesi için önemlidir. Türkiye’de de, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı; ülkenin öz kaynakları ile enerji üretilmesine ve ekonomiye pozitif etkiler sağlamasına yardımcı oluyor. Türkiye'nin enerji karnesi göz önüne alındığında; yenilenebilir kaynakların kullanımının artmasıyla, enerjide dışa bağımlılığı azaltması bekleniyor.

Türkiye'de elektrik sektörü, arz güvenliği sağlamayı ön planda tutan bir yaklaşımla büyümeye devam ediyor. 2000'li yıllara kadar Türkiye'de elektrik hizmeti kamu kurumları tarafından sağlanıyordu. Kanuni düzenlemeler ve serbestleştirme adımları atılarak, elektrik sektörü, günümüzdeki çok üreticili ve rekabetçi modele dönüştürüldü. Bu sayede, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması teşvik edildi ve Türkiye'nin enerji karnesinde farklı girdilerin oluşması sağlandı.

Ülkemizde, büyük oranda özel sektör faaliyetleri ile gelişen enerji sektörü; rekabetçi niteliğiyle, tüketicinin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak; yeni üretim planlarını hayata geçiriyor. Enerji sektöründeki özel şirket yatırımları, sektöre güçlü bir dinamizm katarken, uzmanlaşmış insan kaynağının oluşmasına da imkân veriyor. Bu sayede Türkiye'de yenilenebilir enerji alanında birçok projenin planlanması ve hayata geçirilmesi sağlanıyor.

Türkiye’de Enerji Üretimi için Kullanılan Kaynaklar Nelerdir?

Türkiye’nin enerji ihtiyacı, ekonomik ilerlemelere bağlı olarak gelişim gösterirken enerji karnesi de, arz talep durumu doğrultusunda şekilleniyor. 2000-2020 yılları arasında, dünya çapında yıllık elektrik enerjisi talebinde ortalama olarak %3 seviyesinde artış yaşanırken; Türkiye’de ortalama %4,5 civarı artış olduğu görüldü. Bu artan talebin, güvenli bir biçimde karşılanabilmesi; enerji politikasının temel önceliği haline geldi. Türkiye'nin enerji karnesinde görüleceği gibi; birincil enerji kaynakları olan doğalgaz, petrol ve kömür, enerji üretiminde en çok kullanılan kaynaklardır. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları açısından; yüksek potansiyele sahiptir. Ülkemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretiminde kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye'nin enerji karnesinde, birincil enerji kaynaklarının, 2019 yılı için %69’unun ithal edildiği görülüyor. 

2022 Yılı, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programına göre; Türkiye’de, 2022 yılı sonuna kadar kurulu elektrik gücünün 102 bin 423 MW’a ulaşması hedefleniyor. Türkiye'nin enerji karnesine, olumlu etkiler sağlayacak programın amacı; enerji arzının sürdürülebilir, kaliteli, güvenli ve uygun maliyetli olmasıdır. Türkiye'nin enerji karnesinde görülebilen, enerjide dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için, gerek duyulan enerji üretimi; rüzgâr, güneş ve su kaynakları ile sağlanabilir. 

Enerji konusunda faaliyet gösteren bağımsız düşünce kuruluşu “Ember” tarafından açıklanan; Avrupa ülkelerinin 2021 yılı ilk yarısındaki enerji üretim verileri raporunda Türkiye’ye özel bir bölüm ayrıldı. Raporda; Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile yapılan üretimde, rüzgâr ve güneş enerjisinin son yıllara benzer bir artışa devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin enerji karnesinde, rüzgâr ve güneş enerjisinin arzdaki payı; 2020 yılının ilk yarısında %12,2 seviyesinde görülmektedir. 2021 yılının ilk yarısında bu oran, %12,9 seviyelerine kadar çıktı.

Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanılarak elde edilen elektriğin büyük kısmı, hidroelektrik santrallerinden sağlanıyor. 2021 yılında, mevsim normallerinin altında kalan yağışlar nedeniyle; Türkiye'nin enerji karnesinde, hidroelektrik enerji veriminin düştüğü görüldü. Kurak yıllarda yaşanan düşüş, fosil yakıtların enerji üretimindeki payını ve neden olduğu karbon salınımını artırıyor. Olumsuz olan bu tablo hidroelektrik santrallerin üzerine kurulacak yüzer güneş santralleri ile avantaja çevrilebilir. Farklı üretim modellerine sahip yenilenebilir enerji kaynakları bir araya getirilerek; düşen verimden dolayı yaşanan kayıpların önüne geçilebilir.

Türkiye’de Hangi Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kullanılıyor?

Türkiye'nin enerji karnesinde, 2020 yılının ilk altı ayındaki toplam enerji üretiminin %50,5’lik kısmının, yenilenebilir kaynaklar kullanılarak elde edildiği görülüyor. 2020 yılında, yenilenebilir enerji kaynakları, Türkiye’nin enerji üretiminin yarısından fazlasını oluşturmuştur. Türkiye yenilenebilir enerji ile yapılan üretimde, tüm Avrupa ülkeleri arasında 10. sırada yer aldı.

2021 yılında, Türkiye'nin enerji karnesine bakıldığında ise ilk yarıda, üretimin %61’lik kısmı fosil yakıtlardan sağlandı. Bu nedenle Türkiye, 2021 yılında 18. sıraya kadar gerilemiştir. Türkiye'nin enerji karnesinde, rüzgâr ve güneş enerjisinin, üretimdeki payı artmasına rağmen, kurak mevsim etkisiyle, fosil yakıtların payı %78,4’e kadar yükseldi.

Hidroelektrik Enerjisi

Su kaynakları açısından zengin olan ülkemizde, 2021 yılı sonunda yaklaşık 53.053 GWh enerji üretimi sağlandı. Türkiye’de yenilenebilir enerji ile yapılan üretimde en yüksek oran hidrolik santrallere aittir. Kontrollü olarak kurulan ve bakımları düzenli yapılan hidroelektrik santraller, sağladığı enerji ve çok düşük karbon salınımları ile geleneksel fosil yakıtlı enerji santrallerinin, en büyük alternatifi olabilir. Türkiye’de hidroelektrik enerji santrallerinde, kurak iklimlerde oluşan enerji açığı, diğer yenilenebilir kaynaklarla desteklenebilir. Aydem Enerji tarafından, toplamda 20 hidroelektrik santralinde, yıllık ortalama 3.347,12 GWh seviyesinde enerji üretimi yapılabiliyor. 

Rüzgâr Enerjisi

Tamamen yerli kaynaklar kullanılarak enerji üretimine imkân tanıyan rüzgâr enerjisi, ülkemizde yenilenebilir enerji kaynakları arasında en çok tercih edilen yöntemlerden. Türkiye’de rüzgâr enerjisi, kurulu güç kapasitesi 2022 yılında ise rüzgâr enerjisi kurulu gücü 21,3 MW artarak 10,882,8 MW seviyelerine ulaştı ve Türkiye’de, rüzgâr enerjisi tarihinin, en yüksek üretimi yapıldı. Rüzgâr gücü ile elde edilen enerji tek başına kullanılabildiği gibi farklı üretim yöntemlerini desteklemek amacıyla kullanılabilir. 

Güneş Enerjisi

Türkiye’de yenilenebilir enerji ile yapılan enerji üretiminin bir kısmı güneş enerjisi ile sağlanıyor. Sahip olduğu güneşlenme süresi nedeniyle; Türkiye'deki güneş enerjisi potansiyelinin, Avrupa’daki birçok bölgeden daha fazla olduğu söylenebilir. Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi ile elektrik üretimi giderek artıyor. 2021 yılı itibarıyla mevcut 7 bin 750 MW’lık üretimin, 2022 sonunda 8 bin 750 MW’a ulaşması öngörülüyor. Güneş, insan ömrü ile karşılaştırıldığında, neredeyse sonsuz bir enerji kaynağı olarak görülebilir. Güneş enerjisi santrallerinde elektrik üretimi yapılırken, karbon salınımı ve çevreye zarar veren herhangi bir atık oluşmuyor. Bu sebeple güneş enerjisi, yeşil ve yenilenebilir en önemli kaynaktır. Türkiye'de yeşil enerji kaynakları ile yapılan üretimde güneş santrallerine öncelik verilebilir.

Sonuç olarak

Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile yapılan enerji üretimi gün geçtikçe artıyor ve farklı teşviklerle destekleniyor. Türkiye'nin enerji karnesi göz önüne alındığında, yenilenebilir kaynakların kullanılması ile ekonomiye de faydalar sağlanabilir. Tüketicilerin, yenilenebilir kaynaklar konusunda bilinçlenmesi ile taleplerde farklılıklar oluşabilir. Aydem Enerji gibi rüzgâr, güneş ve hidroelektrik enerjisi alanlarına yatırım yapan şirketlerin, yeşil tarife seçenekleri tercih edilerek; karbon ayak izinin küçülmesi sağlanabilir. Sera gazı salınımını dengede tutarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılabiliriz.