Please ensure Javascript is enabled for purposes of website accessibility

Sıfır Atık Yaşama Neden İhtiyacımız Var?

26.09.2022
Sıfır atık anlayışı benimsendiği takdirde doğa bizlere kucak açar temalı görsel yer almaktadır. Görselde yeşilliklerden oluşan bir el insana fidan uzatmaktadır.

 

Dünya nüfusunun artmasıyla, üretim ve tüketim faaliyetleri yüzünden oluşan atıkların kontrol altına alınması bir zorunluluk haline geldi. İnsan faaliyetleri sonucunda oluşan atıklar, çevre kirliliği ve insan sağlığında olumsuz etkilere sebep oluyor. Gün geçtikçe bilinçli ve sürdürülebilir tüketim de daha çok önem kazanıyor. Çevre kirliliğinin azaltılması ve insan sağlığına zarar verecek maddelerin doğaya ulaşmadan kontrol altına alınması amacıyla yapılan sıfır atık projeleri her geçen gün artıyor. Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım sürecinden geçirilmesi, enerji ve doğal kaynaklardan daha çok tasarruf edilmesini sağlayabilir. Kısıtlı dünya kaynaklarının verimli ve etkin biçimde kullanılması, çevre ve toplum sağlığına büyük oranda fayda sağlıyor.

Sıfır Atık Nedir?

Sıfır atık, insan faaliyetleri sonucunda oluşan atıkların önlenmesine odaklanan ve ürünlerin tekrar kullanımlarını teşvik etmeyi amaçlayan bir dizi ilkeden oluşur. Sıfır atık yaklaşımında, bir malzemenin kullanılabileceği son sınıra kadar geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılması amaçlanır. Sıfır atık anlayışı, atıkların tamamen yok edilmesi anlamını taşımaz. Ürünlerden mümkün olduğunca az atık üretilmesini ve geri dönüşümle mümkün olan en çok sayıda, tekrar kullanılmasını amaçlar.

Sıfır Atık Uluslararası İttifakı (ZWIA) tarafından yapılan tanımlama ise şu şekildedir:

“Tüm ürün, ambalaj ve malzemelerin sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, yeniden kullanılması ve geri kazanılması yoluyla tüm kaynakların yakılmadan, çevreye veya insan sağlığını tehdit eden toprağa, suya veya havaya deşarj edilmeden korunmasıdır.”

Sıfır Atıkla İlgili Çevre Bilinci Nasıl Kazanılabilir?

Doğal kaynakların bilinçsiz ve sorumsuzca israfı yüzünden, doğanın binlerce yıldır süregelen dengesi bozulmaya başladı. İnsanların tüketim odaklı yaşam tarzı, doğal kaynakların azalması, küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi sorunları gündeme getirdi. Sıfır atık prensibi ile atıkların geri dönüşümü planlanabilir. Geri dönüştürülen ürünler sayesinde hammadde ihtiyacında da büyük oranda azalmalar görülecektir. Geri dönüştürülebilir atık türlerini; ahşap, pil, yağ, cam, elektronik, kağıt, kompozit, metal, organik, plastik, tekstil ve tıbbi atıklar olarak listeleyebiliriz.

Türkiye’de, sıfır atık kapsamında devlet destekli yeni adımlar da atılmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Projesi ile doğal kaynakların korunması ve verimli kullanımını amaçlar. Bakanlığın oluşturduğu sıfır atık yönetmeliği, hammadde ve kaynakların etkin kullanımı ile sürdürülebilir kalkınma programlarının oluşturulmasını hedefler.

Çocuklara küçük yaşlardan itibaren verilen eğitimlerle, sıfır atık ve bilinçli tüketici olmak ile ilgili alışkanlıklar kazanması sağlanabilir. Çocuğun erken yaşta kazanacağı alışkanlıklarla, geri dönüşüm, yaşamın doğal bir parçası haline gelebilir. Sıfır atık yaklaşımı için oluşturulan, 5D modeli ile tüketicilerin geri dönüşüme katılımını sağlayacak eğitim ve programlar yaygınlaştırılabilir.

Sıfır atık yaklaşımında, atıkların ayrıştırılması için farklı renkler belirlenmiştir. Doğru renkte kullanılan poşet ve atık kutularıyla, ayrıştırma işlemi daha kolay hale gelebilir. Atıkların ayrıştırılmasını kolaylaştıran bu renkler şu şekildedir:

  • Mavi: Kağıt atıklar
  • Sarı: Plastik atıklar
  • Yeşil: Cam atıklar
  • Gri: Metal atıklar
  • Kahverengi: Organik atıklar
  • Siyah: Geri dönüştürülemeyen atıklar
  • Beyaz: Yemek artıkları
  • Mor: Ekmek artıkları

Sıfır Atık Yaklaşımı ile Sağlanan Avantajlar Nelerdir?

Sıfır atık yaklaşımı, sadece günümüzde oluşan doğa ve atık problemleri ile ilgilenmeyi hedeflemez. Gelecek nesillerin doğal kaynaklardan faydalanması ve temiz bir doğaya sahip olması gibi konuları da içermektedir. Sıfır atık yaklaşımı, zor ve uğraşı isteyen bir düşünce gibi görünebilir ancak uygulaması oldukça kolaydır. Evlerde yapabileceğimiz basit ayrıştırmalar ile atıkların yeniden kullanılmasını, enerji ve malzemeden tasarruf edilmesini sağlayabiliriz. Sıfır atık yaklaşımının avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kaynakların daha verimli kullanılması.
  • Doğanın kirlenmesinin engellenmesi
  • Canlıların sağlığına zarar verebilecek risklerin azalması.
  • Sera gazı salınımının azalması.
  • Sürdürülebilir tüketim bilincinin kazandırılması.
  • Enerjide tasarruf yapılması.
  • Atık depolama alanlarının azalması

Sıfır Atık Anlayışının Dünya için Önemi Nedir?

Son yıllarda yapılan hızlı atılımlar ile daha iyi bir gelecek sağlamak için çeşitli çözümler üretiliyor. En etkili çözümlerden biri olan sıfır atık anlayışı da, bu çözümlerden biri... Bireysel olarak yapılabilen, oldukça etkili ve basit bir uygulama.

Atıkların sebep olduğu kirlilik sadece bir bölge veya ülkeyi değil tüm dünyayı ilgilendiriyor. Yaşam alanlarında üretilen organik atıklar, doğada kendiliğinden çözünerek yok olabilir. Ancak, insan faaliyetleri sonucunda oluşan atıkların neredeyse tamamı doğada yüzlerce yıl kalabiliyor. Özellikle petrol ürünlerinden biri olan plastik, toprak ve suda kirliliğe sebep oluyor.

Ayrıştırılarak toplanan atıkların geri dönüştürülmeleri çevre için oldukça faydalı. Özellikle birden fazla kez dönüştürülebilen metal, cam ve kağıt gibi ürünler enerji ve ham madde tasarrufu sağlar. Evsel atık olan yağların toplanması için özel şirketler ve belediye gibi kurumlar hizmet vermektedir. Toplanan atık bitkisel yağlar ile  biyoyakıt ve sabun gibi ürünler üretilebilir. Ürünlerin dönüştürülmesinde kullanılan enerji, yeni üretim yapılmasından çok daha düşüktür. Metal atıklarının geri dönüşümü ile çok yüksek oranda enerji tasarrufu sağlanabilir. Sıfır atık anlayışı, doğaya ulaşabilecek atık miktarını azaltabilir. Çevre kirliliği ve sağlık risklerinin azalması daha yaşanabilir bir dünya için çok önemlidir.

Sonuç Olarak

Son yıllarda oluşturulan birçok farkındalık programı ile doğal kaynakların sınırsız olmadığı ve giderek azaldığının önemi daha çok vurgulanıyor. Üretimdeki artışın kontrolsüz bir şekilde olması toprağa, suya ve havaya verilen hasarı büyük oranda çoğaltıyor. Üretim ve tüketim sonucunda oluşan atıkların dönüştürülmesi, doğal kaynakları koruyup çevreye olan etkilerini azaltabilir. Dünya genelinde devlet, kurum ve kişilerin destekleriyle hazırlanan sıfır atık projeleri gerekli bilincin oluşmasına büyük ölçüde katkı sağlaması bekleniyor. Kurumların takip edebileceği bir atık yönetim planı olması, tüketilen malzemelerde tasarruf edilmesine imkân sağlar. Sürdürülebilir sıfır atık yönetim sistemi ile enerji ve doğal kaynakların kullanımındaki azalma, ülke ekonomilerine de fayda sağlayacaktır.

Sıfır atık yaklaşımı benimsenip yaşamın normal akışı içerisinde işler hale getirilirse, gelecek nesiller için temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakabiliriz.